indie folk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
indie folk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2014/03/23

Yulaflı Kurabiye ve Mykonos




Bugün size çok güzel bir yulaflı kurabiye tarifi vereceğim.Özellikle benim gibi diyetteyseniz yeşilçayın yanına harika bir atıştırmalık gidiyor. 
Baktım bir tane kurabiye 57 kaloriye denk geliyormuş. Zaten günde en fazla 1 tane yiyebiliyorsunuz, hatta yarımı bile kesiyor tatlı isteğinizi. Tadı ise gayet güzel, hatta beklediğimin üstünde çıktı. 
Resmen acıbadem kurabiyesi gibi. 
Bu tarifi sevgili blogger arkadaşım junkheadinpurpleland'in instagramından aldım. İlk o yapmıştı, muzlu ve nutella ile olanını. 
Ben ise orijinal tarife bağlı kaldım. 

Tarifi
Çeyrek bardak esmer şeker
1 yumurta
1 bardak yulaf
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
2 yemek kaşığı fıstık ezmesi (3/4 bardak) 
damla çikolata, badem, fındık, muz, yaban mersini artık isteğe bağlı olarak ne isterseniz koyabilirsiniz. 

Yağlı kağıt serdiğiniz tepsiye karışımı az az döküyorsunuz, ben dondurma kaşığıyla hallettim olayı. 
Onlar pişerken yayılıyorlar. 
Orta ısıda 20 dakikaya yakın (yani üstleri kızarıncaya yakın) pişiriyorsunuz. 
Ve voila!

Piştikten sonra üstünü kapatırsanız o acıbadem havasını korurlar sanırım çünkü bir süre sonra hafif sertleşiyorlar kapatmazsanız. 
Bugün yaptığımda onu deneyeceğim. 


Kurabiyenin en iyi tarafı dediğim gibi çabuk doyurması. Yulaf olduğu için şişkinliğinizi de alıyor. Uzun bir süre de gidiyor bir ölçü. Deli gibi yemezseniz 1 hafta dayanıyor. 

Şarkımız Özgenin de sevdiği bir şarkı biliyorum. Benim çok sevdiğim Seattle'lı Fleet Foxes grubunun en bilinen şarkısı Sun Giant albümünden çıkan "Mykonos". Çok güzel bir videosu vardır. Ezbere bildiğim ender şarkılardandır ayrıca. Dinlemekten bıkmayacağım, bir ortamda çıktığında kocaman gülümsediğim ve eşlik etmeye başlayıp paralel evrenime gidip oduncu gömleğimle sahilde takıldığım doğrudur. 

Bu şarkının şu coverı da çok güzel. Onu da dinlemenizi tavsiye ederim. 



Afiyet olsun efenim... İyi dinlemeler...

2013/11/20

Marmelatlı Kurabiye ve Ólöf Arnalds


Merhabalar. Sonbaharda sıcacık çayı alınca elimize yanında güzel bir kurabiye ararız istemsizce. Halloween'da yaptığım kurabiyenin orijinalini yapalım dedik. Annem marmelatlı kuru pasta istiyordu, buda zaten onun gibi.

 Tarifini buraya da ekleyeyim.

 1 paket oda sıcaklığında margarin
 1 su bardağı şeker 
3 yumurta 
1 paket vanilya
 1 paket kabartma tozu 
Alabildiği kadar un

Malzemenin hepsini karıştırıp yumuşak bir hamur yapın. Bıçak sırtı kalınlığında ince bir hamur açıp bardakla kesip, fırında orta ateşte pişirin. 
Çıktığında çok kızarmış olmasına gerek yok. 

Kreması için;
Aslında içine istediğiniz kremayı yapabilirsiniz. İster marmelat ve nişastayı karıştırıp bizin yaptığımız tarzda yapın. İster 2 bardak süte, 8 kaşık şeker ve 50 gr margarin ile krema yapın. 
İsterseniz ise kakao kreması karıştırıp yapın. Her kremayı olur. 

Biz bu sefer İtalyan erikli marmelat ile yaptık. 
Kurabiyeler fırından çıkınca arasına ve yanlarına marmelat sürüp yanlarını hindistan cevizine buluyoruz. Böylelikle ortaya nefis bir şey çıkıyor. 



Bu kurabiyenin en büyük özelliği de çok uzun zaman dayanması. Eğer marmelatlı yapıyorsanız, günlerce bozulmadan kalıyor, çay saatlerinize eşlik ediyor. 

Bugün çay saatimize onunla beraber muhteşem sesli İzlandalı şarkıcı Ólöf Arnalds eşlik ediyor.
Kendisi Ólafur Arnalds'ın kuzeniymiş. Onu ne kadar sevmiyorsam Ólöf'u da o kadar çok sevdim.
Dün çok sevdiğim, beraber blog paylaştığım Sevil tam senlik birini buldum, dinlemelisin dedi.
Saatlerce dinledim, bayıldım gerçekten.
Sesine aşık oldum. Özellikle şarkıları ukulele ile çalarken, sanki arp çalıyormuşçasına bir hava yaratmasına hayran kaldım.
Hele kardeşi Klara ile çok hoş "Mr. Tambourine Man" coverı çok hoş ve sevimli.

Teşekkürler Sevil, zaten bütün iyi ve nadide insanları senin sayende keşfediyorum.
Favori şarkımız A Little Grim. Klibi tam kurabiyelerimle uyumlu İtalyan eriği tadında :)

Bu kurabiyeleri yapıp Ólöf'ü dinleyin. Yanında yeşil çayınız, mümkünse yağmur eşlik etsin. 


Afiyet Olsun efenim... İyi Dinlemeler...


2012/12/01

Alice Harikalar Keki ve Milo Greene



Photobucket




 

Bu hafta kendi kendime keşfettiğim iki şey. Biri Alice keki, diğeri Milo Greene.

Alice kekini gingerbread yaparken keşfettim. Gingerbread'ım tam istediğim gibi olmasa da bir fikir verdi.
Aslında klasik kek hamuru. Ama Yemekler ve Müziklerde klasik kek yoktu zaten.

İçindekiler; 
4 yumurta
1 su bardağı şeker. 
yarım su bardağı pekmez
1 su bardağı sıvı yağ
3 su bardağı un
kabartma tozu, vanilya
1 çay kaşığı zencefil
1 tatlı kaşığı tarçın
göz kararı üzüm ve ceviz (ben ikişer liralık alıyorum kek için) 
1 çay kaşığı üstüne buğday ruşeymi

şekerle yumurtayı çırpıp diğer malzemeleri ekliyoruz, en son ceviz ve üzümü koyup üstüme buğday ruşeymini serpip düşük derecede pişiriyoruz.
içindeki, zencefil ve tarçının über süper kokusunu söylememe gerek yok sanırım.
Photobucket

Milo Greene grubunu Hart Of Dixie  sayesinde keşfettim. Whats The Matter şarkısını hemen arattım tabii. Aslında sıkı Supernatural izleyicileri sekizinci sezon şarkılarında  da olduğunu bilir.

Sonra diğer şarkıları, neymiş bu grup derken tüm iki günüm Milo Greene oldu.
Los Angeles'lı bir grupmuş ve NBA oyuncusu jj redick'in bloğunda yer vermesiyle ciddi tanınmışlar. Ondan sonra ver elini Letterman, Conan, Lollapalooza ve dizi soundtrackları.

Tür olarak indie folk icra ediyorlar. Davulcuları Curtis Marrero dışında bütün elemanlar ne bulurlarsa çalıyorlar sanki. Marlana Sheetz'in sesi sakinleştirici etkisi yapıyor.

Şarkıların hepsi birbirinden güzel, 1957'nin klibi ise iç burucu. Klipteki kız gibi pembe peruklarla arzı endam eden biri olduğum için ister istemez favorim oldu.
Soundtracklarda yer alan Whats The Matter ise loopa alınacak şarkılardan.

Photobucket


Sonadan gelen edit; kliplerde seri yapmışlar arka arkaya izleyin ;)

Şimdi yapın bu kek'den mutlaka, çayınızı kahvenizi de alın geçin karşısına klipleri izleyin. Hava yağmurlu zaten  tam uyar şarkılar.

Photobucket


Afiyet olsun efenim...İyi dinlemeler...