2011/02/19

Yağmur, İrmik Helvası, Kahve ve Seyyan Hanım.



Dışarıda yağmur var, elime aldım kahvemi ve helva önümde romantik bir ortamda, iç acıtıcı bu şarkıyı dinleyip kendime işkence ediyor muyum?
Kısmen.


Yağ, irmik ve fıstıkları(fıstıkların rengi değişene kadar) kavurun. Sütle suyu kaynatıp, kavurulan karışıma katıp, kapağını kapatıp, 10 dakika dinlendirin. Sonra şekeri ilave edip, 10 dakika daha demlendirin. Ayriyeten bu karışıma vanilya da ekleyebilirsiniz.
Tamamdır.




Müzikler kısmına gelince şarkımız benim en sevdiğiklerimden.
Zaten Seyyan hanım diyince akan sular duruyor.
Ama onun şarkılarını ben sadece ondan dinlemeyi seviyorum. Başkası söyleyince aynı etkiyi vermiyor bana göre.
Özellikle de, Sülümanımız Halit Ergenç söyleme gafletine bir daha düşmesin ne olur.

Bu aralar zaman zaman takılıp kalıyorum bu şarkıya. Her cümlesi, kelimesi bana çok yakın geliyor, yazanı çok çok çok iyi anlıyorum...

"O gözler bana eskisinden yabancı
Gönlümdeki bu sevda hiç dinmeyen bir acı
Ruhumun kederinden gözlerim yaşla doldu
İnliyorum derinden bana bilmem ne oldu

En candan arkadaşım ruhumu saran gece
Ben kime bağlanmışım ağlıyorum gizlice...

Kimsesiz karanlıklar derdime şifa verin
Kalbimde ki yaralar daha çok daha derin"




Bu şarkıyı bulabiliyorsanız plaktan dinleyin, alın elinize kahveyi, helvayı yapın ve yağmuru izleyin, şarkının tadına varın.

Afiyet olsun, İyi dinlemeler...

2011/02/16

Peri Tozu Kurabiyesi





Evet yemek insanları, sürekli tıkınanlar, buradaki fotoğrafları görüp bana sövenler hepinizi özledim. Hayır bir yere gitmedim, evet yemek yaptım fotoğraf çektim ama post yazmaya üşendim (burada domatesler, yumurtalar fırlatılıyor kafama)

Şu an bu post'u yazarken aynen şarkıyı dinleyip kurabiyeyi mideye indiriyorum.

Annem geçen kuzene sormuş "Peri Tozu kurabiye yer misin?" diye, çocuk tuhaf tuhaf bakıp,
"O ne demek?" demiş.
Syco'nun uyduruğu yani cevabı. Kurabiye uyduruk değil de, ismini değiştirdim ben. Asıl adı Kavala kurabiyesiydi, ama aklıma gelmiyor neydi ya, neydi neydi diye sinir oluyorum, bende dedim madem ağızda dağılıyorsun o zaman senin adın bundan böyle Peri Tozu olsun evladım. Böylelikle Celtic müziklerine eşlik et, çevrende uçuşan minnoş yaratıklar gezinsin.


Öncelikle belirtmek isterim ben kurabiye sevmezdim. Hep anne ile gidilen günlerde teyzeler çeşit olsun diye yaparlarya, çocuk haliyle nasılmış diye ısırık alıp "ıyyy" diye bırakırdım. Hele klasik un kurabiyesi, benden uzak ol!
Bunu da Nalan abla getirmiş, yine niyeyse bir ısırık aldım. Kesin "ıyyyy" olacağım derken birden eridi gitti, alla alla diyip bir tane daha ve bir tane daha derken kahve geldi yanımıza, bir müzik açtım, kurabiyeler bitti.
İlk defa bir kurabiye ile uzun soluklu ilişkimiz oldu ve devam ediyor halen dolu dizgin. Ben bu postu yazarken oda size bakıyor(du)


Yapımı bi kere süper kolay. Malzemesi de az. Hemen şip şak oluyor.

Şimdiiii ister tereyağlı, isterse margarinle yapın. Lakin ben margarin derim, daha hafif oluyor.
Oda sıcaklığında eriyen margarin yada tereyağa, kabartma tozunu, yumurta sarısını, tuzu, unu ve isterseniz çekilmiş badem veya fındığı koyup iyice yoğuruyoruz, bu sırada tabi ona buna sövmeyin, bu mistik bir tarif (Tuğçe Işınsu kulakların çınlasın) böyle hamurunuza sevginizi falan katın. Sonra da, elinizle rulo gibi yapıp çay bardağıyla kesin kafanıza estiğince.

Ve fırına verin. Üstü pembeleşince çıkarın. Çıkardığınızda mutlaka üstüne bir paket pudra şekeri eleyin (bunu yazmayı unutmuşum, evet o fıkralardaki en can alıcı noktayı unutan insanda benim)
Bu hamur tatsız bir hamur olduğundan ona tadını sıcakken üstüne dökülen pudra şekeri veriyor. Ve aslında peri tozu o işte.

Normal şeker koyduğunuzda kurabiyeleri sert bir hale getiriyor, ama bu şekilde ağızda dağılıyor sihirli bir şekilde.
Müzik İstanbulda bir dönem metro istasyonunda çalan,
The Caravan Band'ın One More Tune Before The Road albümünden "Fairy" şarkısı
Dinledikçe keşke onlara denk gelsem ne iyi olur dedim.
Aslında bu folk tarzını pek seviyorum ben. Hatta blogda bundan sonra çok fazla yer verebilirim, eski dinlediklerimden falan.


Kahve ile, iyi tıkınmalar, iyi dinlemeler...

Afiyet ola!